NEREDE O ESKİ BAYRAMLAR?
Doç. Dr. Faruk GÜÇLÜ
1980’li yıllarda başlayan ve hızlanarak devam eden köyden kente göç köyleri boşaltmış ve kentlerde yığılmalara ,işsizliğe neden olmuştur. Tarım ve hayvancılık bitme noktasına gelirken insanlar sılasına yabancılaşmaya başlamıştır. O nedenle de son yıllarda en fazla duyduğum sözlerden birisidir “Nerede o eski bayramlar” sözcüğü.
Ramazan Bayramında Nevşehir’de idim. Yakınları ve doğduğum yeri ziyaret ettim. Akrabam Şahan Ulukuş’un eşinin vefatı sebebiyle taziye amacıyla gittiğim evde sayın belediye başkanı Rasim Arı ve ailesi ile karşılaştım. Kendisi ile tanışma fırsatım oldu. Tam bir “halk adamı” konumunda gördüm başkanı.
Yazar Avni Ali Candar 1933 yılında Ankara’dan Nevşehir’e diye bir kitap yazmış ve benim doğduğum köy için yukarıdaki satırları kaleme almıştı. Tekke Boğazı Selçuklu Devleti ve Hacı Bektaş Dergahı açısından, Karadağ ise Tabal Krallığı açısından önemli bir merkezdir.
Doğduğum köye uğradım adeta terk edilmiş gibiydi. Kapı önünde bayramcı bekleyen sayısı onbeşi geçmeyen aile gördüm. Yüzlerinde yalnızlık ve hüzün vardı. Çünkü tüm yakınları köyden göçmüş onlar köyde yaşamaya devam ediyorlardı. Mezar taşları ise adeta köyün tarihini yazan canlı kitap gibiydiler.
Hemen çocukluk yıllarında yazdığım ve Kayseri’de basılan Erciyes Dergisinde yayınlan aşağıdaki şiir geldi aklıma.
Dini bayramlar olması akrabalar ve sıla unutulacak. Oysa sılanın ve yakınların unutulmaması gerekir.
Herkese yeniden sağlıklı ve huzur dolu bir bayram dilerim.